Ehl-i Beyt Hilyesi 2 Tablo Atlantis Tablo H11150
4 42
Çerçeveler
3 CM Çerçeveler  
Çerçeve 3101
3101
Çerçeve 3102
3102
Çerçeve 3103
3103
Çerçeve 3104
3104
Çerçeve 3803
3803
Çerçeve 3804
3804
Çerçeve 3805
3805
4 CM Çerçeveler  
Çerçeve 4901
4901
Çerçeve 4902
4902
Çerçeve 4904
4904
Çerçeve 4905
4905
5 CM Çerçeveler  
Çerçeve 5001
5001
Çerçeve 5002
5002
Çerçeve 5003
5003
Çerçeve 5004
5004
Çerçeve 5302
5302
Çerçeve 5303
5303
Çerçeve 5304
5304
Çerçeve 5305
5305
Çerçeve 5502
5502
Çerçeve 5504
5504
6 CM Çerçeveler  
Çerçeve 6001
6001
Çerçeve 6002
6002
7 CM Çerçeveler  
Çerçeve 7501
7501
Çerçeve 7502
7502
8 CM Çerçeveler  
Çerçeve 8201
8201
Çerçeve 8203
8203
Çerçeve 8204
8204
Çerçeve 8301
8301
Çerçeve 8302
8302
Çerçeve 8304
8304
Çerçeve 8305
8305
Çerçeve 8701
8701
Çerçeve 8703
8703
9 CM Çerçeveler  
Çerçeve 9301
9301
Çerçeve 9302
9302
Çerçeve 9303
9303
Çerçeve 9304
9304
Paspartular
Paspartu 301
301
Paspartu 302
302
Paspartu 304
304
Paspartu 305
305
Paspartu 306
306
Paspartu 307
307
Ebat Seçin
KDV Dahil
52.03 TL
Ehl-i Beyt Hilyesi 2
Ali HÜSREVOĞLU
Ehl-i Beyt Hilyesi 2 - H11150
  • Kod :
  • - Havalı koruyucu plastik ambalaj ile paketlenir.
  • - Olası darbelere karşı AHŞAP KASA'ya yerleştirilir.
  • - Koruyucu ahşap kasa sert mukavva malzeme ile kaplanır.
Bu alanda yer alan fotoğraflar örnek olarak kullanılmıştır. Kullanıcının ekran kalibrasyonu ve fotoğraf tekniklerine göre asıl ürün ile arasında ton farkı olabilir
Bu HİLYE-İ ŞERÎFE Pek Muhterem Kâzım Zülfikârî Beyefendi’nin talebi üzerine; Ana konusu, Canlar cânı Rasûl-i Ekrem Efendimiz’in Ehl-i Beyti, bu kutlu soydan
gelen Oniki İmam Hazarâtı ve onların sevgisi olmak üzere Hattat Ali Hüsrevoğlu
tarafından Hicrî 1424/Zilhicce ayında orijinal olarak tasarlanmış ve
yazılmıştır. Bu Hilye-i Şerîfeyi taleb eden, yazan ve yardımcı olanlar, burada
adları geçen nurdan insanların şefaatlerini dilemektedirler.

ESERİN TANITIMI

Peygamberimizin soyunu ve Oniki İmam hazaratını konu
alan bu Hilye-i Şerife Başta Muhakkak
bir Besmele-i şerife ile başlamakta, 1

Merkezde Yüce Allah’ın ve Rasul-i Ekrem’inin mübarek
isimleri yer almaktadır. 2

Merkezi çevreleyen ilk halkada Allah-peygamber-insanlık ilişkisi
ele alınmakta ve Allah’ın peygamber göndermesinin insanlık için bir büyük lutuf
olduğu vurgulanmaktadır. 3

Bu gönül ilgisi Allah’dan peygambere peygamberden insanlara
sevgi kanalıyla akmakta, Peygamber s, peygamberlik meşakaktine karşılık
yakınlarının sevilmesinden başka bir şey beklemediğini Kur’an diliyle
ulaştırmaktadır. 4

Bu yakınlığın mahzarı olanların sahib bulundukları yüksek meziyetler bir sonraki halkada ele alınmaktadır.
5
Bundan sonra Hazret-i Ali’nin Tebük seferindeki Medine kaymakamlığı ve Hayber
kahramanlığı ele alınmaktadır. 6

Ondan sonra merkezdeki halkaları çevreleyen merkez zemin içine
Oniki İmam hazaratının isimleri yazılmıştır. 7-18

Merkezi çevreleyen kare halka içine ince nesihle Hilye-i Şerife
yazılmıştır. 19a-d

Hilyenin etek kısmına Ehl-i Beytin üzerinde daim olan rahmet-i
ilahiyyeyi anlatan ayet-i celile yazılmıştır. 20

Bitiş kısmına İmam Şafiî hazretlerinin Ehl-i Beyt-i Nübüvvet
hakkındaki meşhur iki beyti yazılmıştır. 21

Hilye-i şerife’nin tümünü kapsayacak şekilde kuşak yazısı olarak
Esmâ-i Hüsnâ Sülüs hattıyla yazılmıştır. 22-29



1 BESMELE-İ ŞERİFE

Okunuşu: Bismillêhirrahmênirrahîm Anlamı: Rahman, Rahîm Allah adıylaYazı Türü: Muhakkak Kalem: 3.75 mm

2 ALL AH cellet azametuhu MUHAMMED aleyhisselam Anlamı: Yüce Allah. Onun büyüklüğü sonsuzdur. Muhammed.
Selam O’na.Yazı Türü: SülüsKalem: 5 mm+0.75

3 ÂYET-İ CELÎLE

Okunuşu: Bismillêhirrahmênirrahîm.
Lekad menne’llâhu ale’l-mü’mimîne iz bease
fîhim rasûlen min enfüsihim yetlû aleyhim âyâtihi we yüzekkîhim we
yuallimuhum’ul-kitâbe we’l-hıkmete
we in kânû min kablu lefî dalâlin mübîn.
Sadekallâh rabbune’l/azîm (Âl-u
Imran suresi/164)

Anlamı: “Yemin olsun ki Allah mü’minlere lutufta bulunup
onlara kendi içlerinden bir peygamber göndermekle ikramda bulunmuştur. O peygamber
onlara Allah’ın ayetlerini okuyor, onları temizleyip arındırıyor, onlara
Kitâb’ı ve Hikmet’i öğretiyor. Oysa ki onlar bundan önce kendilerini yitirmişlik içinde idiler.”

Yazı Türü: İnce nesihMürekkeb: KırmızıKalem: 0,25 mm

4 ÂYET-İ CELÎLE

Okunuşu: Kul lâ es’elüküm
aleyhi ecran ille’l- meveddete fi’l-kurbê. we men yakterif haseneten nezid lehû
fîhê husnen inne’llâhe ğafûrun şekûr. Sadekallâhu’l-azîm. (Şûrâ suresi/23)

Anlamı: “De ki: Ben peygamberlik hizmetine karşılık sizden
yakın akrabamı/ehl-i beytimi sevmeniz dışında bir ücret/karşılık beklemiyorum. Kim bir
güzellik yaparsa onun güzelliğine bir güzellik daha ekleriz. Çünkü Allah
günahları örten, iyiliğin karşılığını bol bol verendir.”

Yazı Türü: SülüsKalem: 2.25mm

5 HADîS-İ ŞERÎFLER ve
GAVS-I AZAM’IN İKİ BEYTİ

Okunuşu: 1. kāle’l-habîbu’l-Mustafâ
Muhammedün sallellâhu aleyhi ve selem:
Fâtımetü seyyidetü nisê-i ehli’l- cenneti. 2.We kāle salevâtullâhi aleyhi: Fâtımetü bıd’atun minnî yakbidunî
mê yakbiduhê ve yebsutunî mê yebsutuhê. 3.We kāle habîbu’l-kulûbi salevâtullāhi aleyhi yâ Āliyyu men fârakanî fârakallâhe we men fârakake yâ Aliyyu fârakanî. 4.We kāle’l-ğavsu’l-a’zamu: Lî hamsetün utfî bihê harra’l-vebêil-hâtımeti
El-Mustafâ we’l-murtezâ we’bnêhumê we’l-Fâtımetü.

Anlamı: 1.Canlar canı Sevgili Muhammed Mustafa (s) şöyle buyurdu: “Fâtıma,
cennet kadınlarının efendisidir.”(1) 2.-Allah’ın salât u selamı üzerine olsun-
Efendimiz yine buyurdular ki: “Fâtıma benden bir parçadır. Ona sıkıntı verip
üzen bir şey bana da sıkıntı verir ve üzer. Onu rahatlatan bir
şey beni de rahatlatır.(2) 3. Kalblerin sevgilisi Hazret-i Mustafâ (s) yine
şöyle buyurdular: “Yâ Alî! Benden
ayrılan Allah’dan ayrılmış olur. Senden ayrılan ise ey Ali! Benden ayrılmış olur.” (3) 4. Gavs-ı A’zam Abdülkādir
Geylânî kuddise sirruh şöyle buyurmuşlardır: “Benim beş sevdiğim vardır ki, ben
onların sevgisiyle insanın belini kıran vebâ ateşini söndürüyorum: Bunlar
Hazret-i Mustafâ, Hazret-i Murtazâ, bunların iki oğulları ve Fâtıma’dır.” (4)
Allah’ın salât ü selâmı ve rızası onlar üzerine olsun.

Yazı Türü: ince nesih Kalem: 0.25mm

(1) Buhârî rivayet etmiştir.(2) İmam Süyûtî/el-Fethu’l-kebîr.(3) Tirmizî rivayet etmiştir.(4) Abdülkādir Geylânî/Divan?

6 HAZRET-İ ALİ HAKKINDAKİ HADÎS-İ ŞERİFLERDEN

Okunuşu: 1. we
hallefehû sallellāhu aleyhi ve seleme fî ba’dı meğâzîhi fekāle lehû Aliyyun yâ Rasûlellāhi halleftenî me’a’nnisêi
we’s-sıbyâni fekāle lehû sallellāhu aleyhi ve selleme emê terdâ en tekûne minî bimenzileti
Hârûne min Mûsâ illê ennehû lâ nübüwwete ba’dî. 2
.We kāle yewme Haybera: leu’tıyenne’r-râyete raculen yuhibbu’llâhe we
rasûlehu ve yuhibbuhu’llâhu we rasûluhû. Fetetāvelnê lehê. Fekāle’d’û lî Aliyyen.
Feütiye bihi ermede febesaka fî ayneyhi ve defe’a’rrâyete ileyhi.

Anlamı: 1.Canlar cânı Efendimiz (s) gazvelerinden birinde
(Tebük azvesinde) Hazret-i Ali’yi Medine’de kaymakam olarak bıraktı. Savaş ve
cihadı huy edinmiş büyük kahraman, “Yâ Rasulellah! Beni kadınlara ve çocuklara
mı bırakıyorsun?” diye nazlanınca canlar canı Efendimiz: “Sen de Musa’ya göre
Hârun derecesinde olmaya razı değil misin Yâ Ali! Ancak benden sonra
peygamberlik yoktur” buyurdular. Bundan sonra Hazret-i Ali, “râzı edilmiş”
anlamına “Murtezâ” diye de anılmaya başladı.(1) 2. Hazret-i Peygamber (s) Hayber günü: “Ben
muhakkak ki bu sancağı Allahı ve Rasulünü seven, Allah’ın ve Rasulünün da
sevdiği bir adama vereceğim” buyurunca biz “acaba bu zat kimdir?” diye uzun
uzun tahmin yürütmeğe başladık. Peyğamberimiz sonunda “Bana Ali’yi çağırın”
buyurdular. Ali huzûr-u seadete getirildi. Gözlerinden rahatsızdı ve acı
çekiyordu. Efendimiz (s) mübarek tükürükleriyle Ali’nin gözünü tedavi ettiler
ve Ali rahatladı ve sancağı ona teslim
ettiler.” (2)

Yazı Türü: İri nesihKalem: 0.75mm(1)Hadis-i şerifi Müslim ve Tirmizî rivayet etmişlerdir.(2)Hadis-i şerifi Müslim ve Tirmizî rivayet etmişlerdir.

7 EL-İMÂM ALÎ
radıyallâhu anh Hakkında bilgi özeti: Emîru’l-mü’minîn Ali radıyallahu
anh. Kureşî, Hâşimî, Mekkî, Medenî, Kûfî. Rasulullah’ın amcası Ebu Tâlib’in
oğludur. Annesi, Fâtıma bint-i Esed bin Hâşim bin Abdimenaf el-Hâşimiyye’dir.
Künyesi Ebu’l-Hasen’dir. Rasulullah ona Ebu Türab da demiştir. Muhacirîn ve
ensar arasında kardeşlik kurulduğu sırada Rasulullah onu kardeş
edinmiştir. Daha sonra cennet kadınlarının efendisi Hazret-i Fâtıma’yı ona
nekahlayarak damad edinmiştir. Hazret-i Ali, Rasulullah’ın iki sevgili
torunları Hasen ve Huseyn’in babalarıdır. Hazret-i Ali, Hâşimoğularından ilk
halifedir. Cennetle müjdelenen on kişiden biridir. Rasulullah’ın kendilerinden
razı olarak vefat ettiği altı kişiden müteşekkil “Danışma meclisi” üyelerinden
biridir. Çocuklardan ilk müslüman olandır. Rasulullah ile birlikte Bedir, Uhud,
Hendek, Bey’atü’r-rıdvan, Hayber fethi, Mekke fethi, Huneyn, Taif ve diğer
savaşlarda bulunmuştur. İlmine gelince: Anlatmaya güç yetmez. Rasulullah ilmin ülkesi,
Ali de kapısıdır. Said ibn Müseyyeb demiştir ki: Ali’den başka hiçbir kimse
“Bana nereden sorarsanız sorun” diyememiştir. İbn-i Abbas demiştir ki: İlmin
onda dokuzunu Ali’den aldım. Size söylediğim onuncu parçadandır.” Yine demiştir ki: “Ali’den öğrendiğimiz bir
şeyi artık gidip başkasına sormayız”.Hakkında peygamberimizin hadis-i şerifleri çoktur.(1)

(1)Muhammed Pârisâ/Tevhide Giriş, sh: 531

8 EL-İMÂM HASEN radıyallâhu anh Hakkındaki bilgi özeti: Menâkıbı
pek çoktur. Güzellikleri sayısızdır. Ancak bir menâkıbı vardık ki onu anlatmaya
yetmelidir: “Ona beş defa zehir verdiler, kâr etmedi.Altıncısı onu alıp
götürdü. Kardeşi Huseyn ® onun yastığının ucuna vardı. Dedi ki: “Ey kardeşim,
sana zehir verenin kim olduğunu biliyorsan söyle, intikāmını alayım.” Hazret-i
Hasan dedi ki: “Kardeşim, bizim babamız Ali gammaz değildi. Anamız Fâtıma da
gammaz değildi. Dedemiz Hazret-i Mustafâ da, ninemiz Hazret-i Hadîce de

Gammaz değillerdi. Yarın kıyamet gününde bana Allah Teâlâ “Sana zehiri vereni göster”
diyecek olsa, ben de göstersem, cennete girmeye hayâ ederim.” (1) Canlar canı
Efendimiz (s) bir hadîs-i şeriflerinde “Hasan’ı
ve Huseyn’i seven beni sevmiş olur. Onları sevmeyen beni de sevmemiş olur” (2) buyurmuşlardır.
Yine Efendimiz (s), “Ey rabbım, ben Hasan’ı seviyorum, sen de sev, onu seveni
de sev” diye dua etmişlerdir. (3)

(1) Muhammed Pârisâ/Tevhide Giriş, sh: 530(2) İmam Süyutî/El-Câmiu’s-sağîr 3/1943(3)Buhari ve Müslim rivayet etmişlerdir.

9 EL-İMÂM HUSEYN radıyallâhu anhu Hakkındaki bilgi özeti: Menâkıbı
pek çoktur. Hazret-i İmam Huseyn’in yüksek ahlâkından bir misal şöyledir: “Bir
gün yemek yiyorlardı. Hizmetçi yemek tabağını elinden Hazret-i Huseyn’in
üzerine düşürdü ve yemek döküldü. Hazret-i Huseyn öfkelendi. Bunun üzerine hizmetçi
Âl-i Imran suresinin 134. Âyetinin “öfkelerini yutanlar” cümlesini okudu.
Hazret-i Huseyn, “öyleyse öfkemi yuttum” dedi. Hizmetçi, aynı âyetin “ve
insanları afvedenler” cümlesini söyledi. Hazret-i Huseyn, “öyleyse seni
afvettim” dedi. Hizmetçi, aynı ayetin “Allah ihsan edenleri sever” cümlesini de
öyleyince Hazret-i Huseyn “ öyle ise sen
Allah için hürsün” dedi ve onu azad eyledi.” (1)

Yalnızca bu menkabe, bu büyük insanın Allah’ın bir tavsıye
ve emrine karşı ne kadar teslimiyet ve inkıyad içinde olduğunu göstermeğe
yeterlidir. Efendimiz (s), “Hasen ve Huseyn, cennet gençlerinin efendileridir”
buyurmuşlardır. (2)

(1) Muhammed Pârisâ/Tevhide Giriş, sh: 530(2)İbnü’l-esîr, Üsdü’l-ğâbe/2/21

10 EL-İMÂM ALÎ ZEYNU’L-ÂBİDÎN radıyallâhu anh Zeynu’l-âbidîn
Ali bin Huseyn ® Hâşimî, Medenî, tâbiîdir. Sâdet-i ehl-i beytin ve tâbiînin büyüklerindendir.
Zührî demiştir ki: Zeynülâbidin Ali bin Huseyn’den daha üstün bir kişi
görmedim. Aynı sözü Saîd ibnü’l-müseyyeb de söylemiştir. Demiştir ki: Ali bin
Huseyn günde bin rek’at namaz kılardı. Bu ibadetinden dolayı “ağabeydlerin süsü”
anlamına “Zeynü’lâbidîn” denildi. Vefatına kadar bu ibadetine devam etti. Bir
defasında evine ateş düştü. O da namaz kılıyordu. Secdede idi. Dışarıdan: “Ey
Rasululah’ın oğlu! Evini ateş sardı!” diye bağırmalarına rağmen başını kaldırmadı. Acele etmeden namazını
tamamladı. Dışarı çıktı. Kendisine gecikmesinin sebebi sorulunca “Öbür taraftaki ateş beni
meşgul etti” diye cevab verdi. Vefat ettiği zaman vücudunun bir tarafında çökük
görüldü. Gece vakitlerinde ihtiyar ve kimsesizlerin sularını taşıdığı öğrenildi
ve sebebi anlaşıldı. Bunu Zührî söylemiştir. Dermiş ki: Gizli sadaka Rabb’ın gazabını söndürür.” (1)

(1) Muhammed
Pârisâ/Tevhide Giriş, sh: 536-37

11 EL-İMÂM MUHAMMED BĀKIR (selâm ona) Ehl-i Beyt
imamlarından ve meşâyihından Ebu Ca’fer Muhammed bin Ali bin Huseyn bin Ali bin
Ebî Tâlib ® el-Kureşî el-Hâşimî el-Medenî. Bâkır namıyla bilinir. İlmi
şakkedip, yani yarıp aslına ulaştığı ve bunda derinleştiği ve bir mes’elenin her yönünü araştırdığı için
Bâkır lakabıyla anılmıştır. Muhammed Bâkır büyük bir tâbiîdir. Büyük bir imam olduğunda
ittifak vardır. Medine fukahâsındandır. Ashâb-ı kiramdan Câbir ve Enes
radıyallahu anhüma ile görüşmüştür. Tâbiînden Saîd ibnü’l- Müseyyeb , Muhammed
ibnü’l-Hanefiyye, babası Zeynü’l-âbidîn ile mülakatlarda bulunmuş ve ilim almıştır.
Bâkır Cennetü’l-Bakî’a babasının ve babasının amcası Hazret-i Hasan’ın yanına
defnolunmuştur. Sonra yanına oğlu Ca’fer Sâdık defnolunmuştur. Allah bu kabrin
şerefini yüce kılmıştır ki Abbas bin Abdilmuttalib’in kabri de oradadır.(1)

(1) Muhammed Pârisâ/Tevhide Giriş, sh: 541

12 EL-İMÂM CA’FER ES-SÂDIK (selâm ona) Ehl-i Beyt
imamlarından Ebû Abdillah Ca’fer bin Muhammed es-Sâdık, anası tarafından dedesi
Ebu Bekr Sıddıyk’a ve Kāsım bin Muhammed’e denildiği gibi ona da sözündeki doğruluğu
sebebiyle “Sādık” denilmiştir. Meşhur yedi büyük fakihden biridir. Tâbiînin büyüklerindendir.
Zamanındaki büyüklerin en büyüklerinden birisiydi. Hicretin
sekseninci yılında Medine’de doğdu. Yüzkırksekiz senesinde Medine’de vefat
etti. Bakî’a babasının, dedesinin ve dedesinin amcasının yanına defnolundu. Keşfu’l-mahcub’da
der ki: “Şeriatın keskin kılıcı, tarikatın güzelliği, marifet ehlinin dili, Hak
dostlarının süsü, Ca’fer radıyallahu anh
ki hâli yüksek, yaşayışı seçkin, zâhir ve bâtını pâk ve bütün ilimlerde kadri
zâhir ve bâhir ve meşhur idi. Meşâyih-ı
kiram arasında sözlerinin inceliği ve mânâ kuvvetiyle maruftur.(1)

(1) Muhammed Pârisâ/Tevhide Giriş, sh: 543

13 EL-İMÂM MÛSÂ KÂZIM (selâm ona) Ehl-i Beyt imamlarından
Ebu İbrahim yahud Ebu’l-Hasen Mûsâ el-Kâzım bin Ca’fer es-Sâdık radıyallahu
anh. Anası Humeyde isimli bir cariye idi. Elli dört yaşında iken yüz seksen üç
senesi recebinin beşinci ve Cuma günü vefat etmiştir. Türbesi Medine’nin batı
tarafından Bâbü’l- beyn’de, Kureyş kabirleri denilen yerde maruf kabristandadır. Sâlih, âbid, cömerd, halim,
kadri yüce, ibaret ve gayretinden dolayı “balih kul” diye anılan bir büyük
imamdır. Güneşin beyazlaşmasından zevaline kadar secdesini devam
ettirirdi.Çok cömertti. Kendisine eza eden kimseye içinde bin dinar bulunan bir
kese gönderirdi. İmamiyye fırkasının itikadınca oniki masum imamdan biridir. Mûsâ
kâzım’ın namı meşhurdur. Kendine mahsus halleri çoktur. Ca’fer Sâdık demiştir
ki: Şunlar oğullarımdır. Mûsâ
Kâzım’ı göstererek: Yanlı şu onların efendisidir. O, Allah’ın kapılarından bir kapıdır.
O, Allah’ın nice tecelliyatına mahzardır. O, bu ümmetin gavsi ve nurudur. Mûsâ
Kâzım bu ümmetin hayr-ı cârîsidir.” (1)

(1) Muhammed Pârisâ/Tevhide Giriş, sh: 547

14 EL-İMÂM ALÎ ER-RIZÂ (selâm ona) Ehl-i Beyt imamlarından
Ali bin Mûsâ er-Rızā. Ca’fer Sâdık radıyallahu anh’in vefatından beş sene sonra
yüz elli üç senesi rebîu’l-âhirinin yirmibirinci gecesi Perşembe günü
doğmuştur. İkiyüzsekiz senesi Ramazanının yirmisinde Cuma günü vefat etti. Anası der ki:
Oğlum Ali Rıza’ya hamile kaldığım zaman hiç ağırlığını hissetmedim. Ben uyurken
karnımda tesbih, tehlil ve tahmidlerin işitiyordum. Bazen korkuyla uyanıyor ve
bir şey duymaz oluyordum. Onu dünyaya getirdiğim zaman ellerini yere koydu,
başını göğe kaldırdı, bir şey konuşuyor gibi dudaklarını hareket ettirdi. Babası
geldi, beni tebrik etti. Onu aldı, sağ kulağına ezanı, sol kulağına ikameti
okudu. Fırat suyunun akması için dua etti. Mûsâ Kâzım der ki: O gece
Rasulullah’ı rüyamda gördüm. Hazret-i Ali de beraberdi. Rasulullah buyurdu ki:
Oğlun Ali Allah’ın nuruyla bakar. Hikmet konuşur. İsabet eder, hata etmez.
Bilir, cehalete düşmez. İlim ve hilimle doldurulmuştur.(1)

(1) Muhammed Pârisâ/Tevhide Giriş, sh: 549

15 EL-İMÂM MUHAMMED TEKIYY (selâm ona) El-cevvad Muhammed
bin Ali er-Rıza, ikiyüzyirmi senesinde yirmibeş yaşında iken vefat etti. Lakabı
“müttaki” anlamına gelen “et-tekıyyı” dir. Anası Hayzuran isimli bir cariyedir. (1)

(1) Muhammed Pârisâ/Tevhide Giriş, sh: 550

16 EL-İMÂM ALÎ EN-NAKIYY (selâm ona) Ebu’l-Hasen Ali el-Hâdî
bin Muhammed Cevvad, ikiyüzonüç senesi receb ayının üçüncü günü Medine’de
doğdu. İkiyüz elli dört senesi cumadelahirinde vefat etti. Âbid,
fakih ve imam idi. Halife Mütevekkile’e şikayet edildi ve denildi ki: Onda çok silah vardır ve hilafet
istemektedir. Mütevekkil’in emri üzerine evine baskın yapıldıkta kapısı bir kıl dokuma ile örtülmüş, o da
yalnız başına oturmuş Allah’ın kitabını okuyor görüldü. Evinde hiçbir dünyalık yoktu.
Mütevekkil’i bir ağlama tuttu. Kendisinden özür diledi. Borcu olup olmadığını
sordu. Dört bin dinar borcum var dedi. Mütevekkil, borcunun derhal ödenmesini
emretti. (1)

(1) Muhammed Pârisâ/Tevhide Giriş, sh: 552

17 EL-İMÂM HASEN EL’ASKERÎ (selâm ona) Ehl-i Beyt
imamlarından Ebû Muhammed Hasen bin Ali el-Askerî. İkiyüz otuz bir hicride
doğdu. İkiyüz altmış senesi
rebiulevvelinin altıncı ve Cuma günü vefat etti. Sâmarra’da babasının yanına defnolundu. Hasen
el-Askerî, İmâmiyye’ye göre beklenen Ebu’l- kāsım Muhammed’in pederidir.
Zāhiren ve bâtınen Ebu’l-kāsım Muhammed’den başka çocuk bırakmamıştır. (1)

(1) Muhammed Pârisâ/Tevhide Giriş, sh: 552

18 EL’İMÂM MUHAMMED EL-MEHDİYY (selâm ona) Abdullah ibn-i
Mes’ud’dan gelen rivayete göre Rasul-i Ekrem Efendimiz şöyle haber
vermişlerdir: “Dünyanın ömründen sadece bir gün kalmış olsa, Allah benim
neslimden, ehl-i beytimden bir adamı göndermek için o günü uzatır. Onun ismi benim
ismimden, babasının ismi babamın ismindendir. Yeryüzü nasıl zulüm ve cevr ile doldurulmuşsa
o da onun yerini kıst u adl ile doldurur.” Hadisi Ebu Davud rivayet etmiştir. Yine
Efendimiz şöyle buyurmuşlardır: “Mehdî bendendir. Alnı açık ve parlak, başının
yarısına kadar saçları dökük, çekme burunludur. Yeryüzü nasıl zulm ü cevr ile
doldurulduysa onu kıst u adl ile doldurur. Mülkü yedi sene sürecektir.”Ebu Saîd
Hudrî’den gelen rivayete göre Efendimiz (s): “Ümmetime Mehdî gelecektir. En az
kalsa yedi sene,yahud sekiz, yahud dokuz
sene kalacaktır. Ümmetim o güne kadar nail olmadıkları bolluğa onun
zamnında nail olacaklardır. Sema üzerinize bütün rahmetini indirir, arz da
çıkarmadık bir nebatını
bırakmaz, çıkarır” buyurmuşlardır.(1)

(1)Muhammed Pârisâ/Tevhide Giriş, sh: 553-57. Terceme eden:
Ali Hüsrevoğlu. Erkam yay.1980,
İstanbul.

19 HİLYE-İ ŞERİFE

19.a “Hazret-i
Ali radıyallahu anh, Hazret-i Peyğamber sallallahu
aleyhi ve sellem’i tanımladığı zaman
şöyle anlattı: ” Onun boyu ne çok kısa,
ne de çok uzundu. Orta boylu idi.
Saçları ne kısa kıvırcık, 19.b- ne de düz uzundu.Kıvırcıkla düz arasında
idi. Değirmi yüzlü, duru beyaz tenli,
iri ve siyah gözlü, uzun kirpikliydi.
İri kemikli vegeniş omuzlu idi. Göğsü,
ortasından karnına kadar
kılsızdı.

19.c- İki avucu ve
tabanları dolgundu.Düz değildi.
Yürüdüğü zaman sanki yokuş aşağı iner
gibi rahatlıkla ilerlerdi. Sağına veya soluna baktığında bütün vücuduyla dönerdi.İki
omuzu arasında nübüvvet mührü vardı. Bu O’nun
son peyğamber oluşunun nişanesi
idi. O, insanların en cömerd gönüllüsü, 19.d- en yumuşak huylusu ve en arkadaş
canlısı idi. O’nu ansızın görenler O’nun heybeti karşısında sarsıntı geçirirler, fakat yakından
tanıyarak sohbetinde bulunanlar O’nu herşeyden çok severlerdi. O’nun üstünlüklerini ve üzelliklerini
anlatmaya çalışan bir kimse,“ben ne
O’ndan önce, ne O’ndan sonra
O’nun gibi birini görmedim!” demekten
kendini alamazdı. Allah’ın salâ t ve
selamı O’nun, yakınlarının, ashabının ve onların izinden gidenlerin hepsinin üzerine
olsun.”(1)

(1) Hilye metni İmam Tirmizi’nin rivayetidir.

20 AYET-İ CELİLE Okunuşu:
rahmetullâhi we berakâtuhû aleykum ehle’l-beyti ve innehû hamîdün
mecîd. (Hûd suresi/73)

Anlamı: Allah’ın rahmeti ve bereketleri sizin üzerinizedir
ey Ehl-i Beyt! Muhakkak ki Allah hamdi en güzel yapan, en şerefli
ve yüce olandır.

Yazı Türü: SülüsKalem: 5mm

21 İMAM ŞÂFİÎ hazretlerinin İKİ BEYTİ Okunuşu: yâ ehle beyti Rasûlillâhi hubbuküm Fardun minellāhi fj’l-Kur’âni
enzelehû Yekfîküm min azîmi’l-fahri enneküm Men lem yusalli aleyküm lâsalâte
lehu

Anlamı: Ey
Rasulullah’ın ehl-i beyti, sizi sevmek Allah’ın Kur’an’da indirdiği bir
farzdır. Size en büyük
övünç olarak yeter ki, Size salât etmeyenin namazı yoktur.

Yazı Türü: Talik
Kalem: 3,25mm

ESMA-İ HUSNÂ
22. O Allah ki, O’ndan başka tanrı yoktur. O Rahman, Rahîm, Melik, Kuddûs, Selâm, Mü’min, Müheymin, Azîz, Cebbâr, Mütekebbir, Hâlık, Bâri’,Musavvir, Ğaffâr, Kahhâr, Vehhâb, Rezzâk, Fettâh, Alîm, Kaabıd, Bâsıt, Hâfıd, Râfi’, Muizz, Müzill,23. Semî, Basîr, Hakem, Adl, Latîf, Habîr,Halîm, Azîm, Ğafûr, Şekûr, Aliyy, Kebîr, Hafîz, Mukît, Hasîb, Celil,
24. Kerîm, Rakîb, Mücîb, Vâsi’, Hakîm, Vedûd, Mecîd, Bâis, Şehîd, Hakk, Vekîl, Kaviyy, Metîn, Veliyy, Hamîd, Muhsıyy, Mübdi’, Muîd, Muhyî, Mümît, Hayy, Kayyûm, Vâcid, Mâcid, Vâhid, Samed, Kādir, Muktedir, Mukaddim, Muahhir, Evvel, Âhir, Zâhir, Bâtın, Vâlî,
25. Müteâlî, Berr,
26. Tevvâb, Müntekım, Afüvv, Raûf, Mâlikü’l-mülk, Zü’l-celâli ve’l-ikrâm, Muksıt, Câmi’, Ğaniyy, Muğnî, Mâni’, Dârr, Nâfi’, Nûr, Hâdî, Bedî’, Bâkî, Vâris,
27. Reşîd, Sabûr
28. Celle celâlühû.
29. we lâ ilâhe ğayruhû.

Oturma Odası

Ofis

Yatak Odası

E-Posta Adresiniz Yayınlanmayacaktır
Tüm Bilgileri Doldurmanız Gerekiyor
Bu tabloya henüz yorum yapılmadı

Atlantis Tablo

Kaliteli Kanvas Tablonun Tek Adresi

Kanvas Tablo Nedir ?

Kanvas tablo 360-400 gram 100% pamuklu kumaşa Hp makinelerde yaptığımız inkjet baskıdır. Sonrasında usta eller tarafindan ahşap kasnağa gerilir, İsteğe göre çerçeveli ya da çerçevesiz olarak kullanılır.

Baski sonrasinda ozel laminasyon sayesinde tablolar toz ve nemden etkilenmeden temizlenebilir.
Tanıtım Videosu için Tıklayınız.

3-4 cm kalınlığında ahşap şasi.
(Mini Kanvaslarda 2 cm)
Askı aparatı olmadan rahatlıkla asılabilir. Şasinin Yanları resim devam eder bir biçimde bezle kaplanır. (Ahşap görünmez) Ucuza satılan yerlerden alınan tablolarda kanvas bezin ve kasnağın kalitesi kötü olacağı için kısa bir zaman sonra solma ve şaside yamulma olabilir. Bunun sebebi kurutulmamış ağaç kullanılmasıdır.

Çerçeveli yada Çerçevesiz Tablo Farkı nedir ?


Ehl-i Beyt Hilyesi 2 atlantis kanvas tablo

Çerçevesiz kanvas tablo, ahşap şasinin üstüne baskı yapılmış bez gerdirilerek üretilir. Çerçeveli tabloda da aynı ahşap şasiye gerildikden sonra seçilen çerçeve tablonun etrafına montajlanır.

Çerçeveli tabloda paspartu seçeneği de mevcuttur. Paspartular tablolara derinlik katarak zenginleştirir.

Çerçeve Tablo Türleri

Ahşap ve Lamine Çerçeve:
Lamine Çerçeveler ahşap çerçeevlere göre fiyatları daha cazip olduğu için tercih edilmektedir. Tablonun türüne göre klasik ve modern olmak üzere iki çeşit çerçeve tabloya uygulanabilir.

Çerçeveler tablonuzun daha gösterişli ve şık bir görünüm kazanmasını sağlar. Atlantis tablo bir çok lamine çerçeve modellerini sizlerle buluşturdu.

Modern Kasa Çerçeve

Adından anlaşılabildiği üzere tablo çerçevenin işine oturtularak montajlanır. Derinlik hissi veren bir görüntü oluşturur. Son yıllarda oldukça popüler olan bu model tablolara dinamik ve modern bir hava oluşturmak amacıyla kullanılmaktadır. Kasa çerçeve, modern çerçevelere örnek gösterilebilir.

Klasik Çerçeve

Eski Zamanlardan bu yana popülerliğini kaybetmemiş, klasik tarzdaki çerçeve ürünümüzdür.Bu üründe ahşap çerçeve motiflerini, günümüz klasik çizgileri ile birleştirerek kaliteli ve şık bir ürün sunmaktayız.

Aldığınız çerçeveli ürünün ilk deformasyona uğramaması için tablonuzu doğrudan güneş ışığı alan yerlere asmayınız. Isıtıcı cihazların çok yakınında olmamasına Dikkat Ediniz. Nem ve rutubet olmayan bir duvarda durmasına özen gösteriniz.

Çerçeve Temizliğini ise yumuşak nemli bir bez ile fazla bastırmadan silerek yapabilirsiniz.

Ehl-i Beyt Hilyesi 2 atlantis kanvas tablo tablo, canvas tablo, kanvas tablo, tuval baskı, hat yazısı, hat sanatı,
Ehl-i Beyt Hilyesi 2